29 12 2014

ARUZ VEZNİ

Hecelerin uzunluk (kapalılık) ve kısalıklarına (açıklıklarına) bağlı olan şiir ölçüsüdür. Divan şiirinde kullanılmıştır. Bu şiirin, ses ve ahenk yani müzik bakımından güçlü olmasını sağlamıştır.

 

Aruz ölçüsünde hecelerin uzunluk ve kısalıkları esas alınır.

Açık (kısa) heceler ( . ) (nokta),

Kapalı (uzun) heceler (-) (çizgi) ile gösterilir.

Bunların yanısıra aruz ölçüsünde, “med’li” dediğimiz,  bir buçuk hece ile değerlendirdiğimiz ve (- .) (bir çizgi bir nokta) işaretiyle gösterdiğimiz hece değeri de vardır.

Şimdi, hangi hecelerin nasıl bir değere sahip olduğunu görelim:

 

1. Açık Heceler:

-          Bir kısa ünlüden oluşan heceler                              (a-dam, A-li...)

-          Sonu kısa ünlü ile biten heceler                              (A-li, ma-sa...)

 

2. Kapalı Heceler:

-          Bir uzun ünlüden oluşan                                          (â-lim, î-lân...)

-          Sonu ünsüzle biten heceler                                       (at, tut-kal, ki-tap...)

-          Sonu uzun ünlüyle biten heceler                             (-fir, -lik, ik-ti-, il-...)

 

3. Bunların yanısıra,bazı heceler “med’li” olarak değerlendirilir ve birbuçuk (- .) hece değerinde kabul görür. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

-          Sonu çift ünsüzle biten dört sesli heceler               (kırk, kürk, hayr, hükm,...)

-          İçinde uzun ünlü de bulunan ve sonu ünsüzle biten üç veya dört sesli heceler. (Âb, hâk, pâk, şîr...) (Bu tür hecelerden sonu “n” ile bitenler birbuçuk hece değil, tek hece ve kapalı okunurlar. Örnek: im-kân, ir-fân...) (Ayrıca, bazı şairler “var”, “yok”, “çok”,  “az” gibi Türkçe sözcükleri de bir buçuk hece değerinde okumuşlardır.

Aşağıdaki  kelimelerin hecelerini uzunluk-kısalık (açıklık-kapalılık)  bakımından değerlendiriniz.

 

 

a-la-ca

 

to-pak

 

rı-zâ

 

de-re-li

 

gü-zel

 

ma-vi

 

i-le-ri

 

â-şi-kâr

 

dört-lük

 

be-yân

 

kent-ler

 

â-lî

 

mas-mâ-vi

 

nâz

 

Dost-luk

 

Rü-bâb

 

Ha-zân

 

u-san-mak

 

eyvâh

 

Kâtip

 

Ahvâlim

 

İstanbul

 

Âfitâb-ı subh

 

Bezm-i âlem

 

Efsûn

 

Sermâye-i necât

 

Kuşanır

 

Tâb-ı sevdâ-yı hat

 

Câm-ı Cem

 

Mey-i gül-reng

 

Erbâb-ı kalem

 

Pençe-i kudret

 

Mâsivâ

 

Dîde-i gönül

 

Merdiven

 

İstanbul

 

Lutfedip

 

Çerâğ

 

Meşâleler

 

Âsümân

 

Bağrımı

 

Hüdâvend

 

Dehre

 

Ezelî

 

Dağlar

 

Cennette

 

Hülyâları

 

Muhabbet

 

Gülerken

 

Visâline

 

Sâdık

 

Elhamdülillah

 

Habîb

 

Canım

 

Cânım

 

Hayâ-yı râyihâ

 

Melâl

 

Bedâyî

 

Hemdert

 

İyilik

 

Alıştırmalar

 

uşşâk

 

Cihanda

 

Cemâl

 

İmkân

 

    Aruz Vezninde Dikkat Edilecek Başka Bazı Kurallar

1. Ulama (Vasl)

Bağlama, bağlayış demektir. Sonu ünsüzle biten bir sözcüğü, kendisinden sonra gelen ve ünlüyle başlayan sözcüğün ünlüsüne bağlamaktır. Ulama yapılan yere ( yatay yay ) işareti konur.

Örnek:

Bülbüller öter güller açar.......

Bir gonce gül olsan.....

 

2. İmâle

Çekme demektir. Kapalı heceye ihtiyaç duyulan yerlerde açık heceyi biraz uzatarak okumaktır. Daha çok Türkçe sözcüklerdeki kısa heceli eklerde ve Farsça tamlamalardaki “tamlama ı-i”lerinde yapılır. Parantez içinde bulunan bir küçük çizgi ile imale yapıldığı belli edilir.

Örnek:

Kamu bîmârına cânân devâ-derd eder ihsân

Niçin kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı

 

3. Zihaf

Kısma demektir. Ölçü gereği, Arapça ve Farsça sözcüklerdeki uzun heceyi (uzun ünlülerden oluşan veya uzun ünlüyle biten heceyi) kısa (açık) okumaktır.

 

4. “Fe i lâtün  ( . . - -) parçası ile Fâ i lâ tün (- . - -) parçası birbirlerinin yerini alabilirler. Bunları birbirine uydurmak için ulama, imale, zihaf gibi işlemler yapmaya gerek yoktur.

 

5.  Aynı şekilde, dize sonlarına gelen fe i lün(. . -) ile fa’lün (- -) parçaları da birbirlerinin yerine kullanılabilir.

 

6. Aruz ölçüsünde,  bütün dizelerin son hecesi, gerçekte açık da olsa, kapalı olarak değer görür.

Aruz Ölçüsünün Parçaları (Tef’ileler, Cüzler)

 

Aruz ölçüsünde açık ve kapalı heceler birtakım temel birlikler halinde bir araya gelirler. Bu birliklerden önemlileri şöyledir.

 

1.       fe’ûlün          (. - -)

2.       Fe’ilün           (. . -)

3.       Fâ’ilün           (- . -)

4.       Fa’lün            (- -)

5.       Fâilâtün        (- . - -)

6.       Feilâtün         (. . -  -)

7.       Fâilâtü           (- . - .)

8.       Feilâtü           (. . - .)

9.       Mef’ûlü         (- -  .)

10.    Mef’ûlün      (- - -)

11.    Mefâilün       (. - . -)

12.    Mefâîlün      (. - - -)

13.    Müstef’ilün (- - . -)

14.    Müstef’ilâtün  (- - . - -)

............

 

Bu temel parçalar, çeşitli şekillerde bir araya gelerek daha büyük kalıpları (vezinleri, ölçüleri) meydana getirirler. Bunlardan, bizim şiirimizde en çok kullanılanları şöyle sıralanabilir: (Örnek beyitler üzerinde tatbik ediniz!)

 

1. me fâ’ î lün / me fâ ’î  lün / me fâ ’î lün/ me fâ’ î lün

Nedir bu gizli gizli âhlar çâk-i girîbanlar

 

Aceb bir şûha sen de âşık-ı nâlân mısın kâfir

 

 

2. me fâ i lün / fe i lâ tün / me fâ i lün / fe i lün (Fa’ lün)

Sular sarardı yüzün perde perde solmakta

 

Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta

 

3. fâ i lâ tün  / fâ i lâ tün  / fâ i lâ tün  / fâ i lün

Âkıbet gönlüm esîr ettin o gîsûlarla sen

 

Her ne câdûsun ki âteş bağladın mûlarla sen

 

4. fe i lâ tün / fe i lâ tün / fe i lâ tün / fe i lün

Yaraşır kim seni ser-defter-i hûban yazalar

 

Nâme-i hüsnün için bir yeni unvan yazalar

 

5. mef’ û lü/ fâ i lâ tü/  me fâ î lü/  fâ i lün

Derdin nedir gönül sana bir hâlet olmasın

 

Sad el-hazer ki sevdiğin ol âfet olmasın

 

6. fe û lün / fe û lün / fe û lün / fe ûl

Küçük muttarit muhteriz darbeler

 

Kafeslerde camlarda pür ihtizaz...

 

7. mef ûlü/ me fâ î lü/  me fâ î lü/ fe û lün

Meddâh olalı çeşm-i gazâlânına Bâki

 

Öğrendi gazel  tarzını rûm’un şu’arâsı

 

 

9
0
0
Yorum Yaz